GLADİO KONTR-GERİLLA VE ERGENEKON

Sevgili ziyaretçiler, dünmyanın neresinde bir sorun görüyorsanız orada İsrailin parmağı var diye düşündürülmüşüzdür hep bu aslında İsrail'i yenilmez gösterip İslam ülkeleri başta olmak üzere avrupayada verilmek istenen bir göz dağıdır. ABD 1950 yıllarında gladyo örgütlenmesi ile İsrail ise kökleri çok daha eskilere dayanan masonik çalışmaları ile birbirine muhtaç hale gelmiş ve dünyayı yönetme sevdasına düşmüştür. bizde masonik çalışmaları geçtiğimiz aylarda ilgili kaynaklardan ayrıntıları ile sizlere sunmuştuk. gladyo ergenekon ve nato ilişkisinide 2006 yılından beri muhtelif yazılarımızda sizlere kısa kısa özetledik. bu yaızımı tamamı ile gladyo ve ergenekon bağlantısına ayırdık . dilerseniz öncelikle wikipediadan gladyoyu bir okuyalım.

Gladio
(İtalyanca: Kılıç), II. Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa'da gelecekte olması beklenen bir Varşova Paktı işgaline cephe gerisinde bir direniş başlatmak amacıyla İtalya'da NATO tarafından gizli olarak örgütlenen Kontr-gerilla (stay-behind) operasyonunun kod adı. Gladyo, özel olarak NATO cephe gerisi direniş organizasyonun İtalyan kolunu belirtse de bazen "Gladyo operasyonu" NATO'nun bütün cephe gerisi (stay-behind) operasyonlarının gayri resmî adı olarak kullanılır ve bazen "Süper NATO" adıyla da anılır.

İngilizcede kılıç anlamına gelen Gladio sözcüğünü isim olarak kullanan örgüt, Amerikan ve İngiliz kontrgerilla örgütlenmesi olan Anıl Şimşek tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında ABD ile işbirliği içinde, casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi. Sardunya'da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya'da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Coordination Committee) idi.


1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. 1990 yılında Gladio'yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettiği, böylece toplam sayının 15.000'e yaklaştığı ortaya çıktı.


Soruşturmaların ünlü yargıcı Felice Casson, gizli servis arşivinde yaptığı incelemelerde, 1972 yılındaki bir bombalamanın kesinlikle NATO destekli bazı gizli örgütlerce yapıldığı sonucuna ulaştı. Yargıç Başbakan Andreotti'nin bilgisine başvurdu, 1972'de bu olay tesbit edildiği için Başbakan örgütün varlığını kabul etti, ancak 1972'de kapatıldığını söyledi. Araştırmalara devam edilince Gladio'nun faaliyete devam ettiği ortaya çıktı. Eylemlerin en büyüğü 1980 Ağustos ayında Bologna tren istasyonunda patlayan bomba ile 85 kişinin ölümü idi.


İtalyada gladioyu çökerten savcı
Felice CASSON

İtalya'da 1969-80 arasında 4.298 terör olayı meydana gelmiştir. Yapılan soruşturmalar sonucu, bunların önemli bir bölümünden Gladio sorumlu gösterilmiştir. Bazı eylemleri bizzat yapmakla, bazısında patlayıcı ve silah sağlamakla, bazısında da tahrik ve yönlendirme yapmakla suçlanmıştır.

Avrupa Parlamentosu bile sorunla ilgili karar tasarısında şu sözlere yer vermek durumunda kalmıştır: "Avrupa Topluluğu'na üye pek çok ülkede gizli, paralel istihbarat ve silahlı operasyon örgütlerinin 40 yıldır var olduğu Avrupa hükümetleri tarafından ortaya çıkarılmıştır. Kırk yıldır bu örgütlerin demokratik kontrolden kurtulduğu ve NATO ile işbirliği halinde ABD gizli servislerince yönetildiği anlaşılmıştır."


Örgütün İtalya'daki adı Gladio (Kılıç) idi. Yunanistan'da B-8 ya da SheepSkin (Koyun Postu), Belçika'da SDRA-8, Hollanda'da NATO Command, Batı Almanya'da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya'da Schwert, Fransa'da Rüzgar Gülü, İspanya'da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere'de ise Secret British Network olarak bilindiği bu ülkelerin yetkililerince açıklandı.
Italya’da 3 Ağustos 1990 tarihinde, dönemin Başbakanı Giulio Andreotti, şifre adı Gladio (Kılıç sözcüğünün Latincesi) olan bir gizli ordunun varlığını açıkladı.

Başbakan’ın, İtalya Senato Alt Komisyonunda yaptığı açıklamalar İtalyan toplumunu kökünden sarstı... Andreotti, bu gizli Gladio Ordusu’nun Savunma Bakanlığı içinde, Askeri İstihbarat Kuruluşu SMSI’nın şemsiyesi altında görev yaptığını söyledi.

Askeri İstihbarat Kuruluşu SMSI’nın eski Başkanı, General Vito Micelli, Andreotti’nin bu sırları açıklamasına inanamadığını söyledi:

‘Ben, bu olağanüstü gizli örgütün varlığını açıklamamak için hapis yattım. Andreotti ne yaptı? Tuttu bütün bu sırları Parlementoya anlattı!

İtalyan İstihbarat Örgütünce 1959 yılında hazırlanan bir belgeye göre, ‘gizli orduların’ bi başka deyişle ‘geride kalanlar birliği’ (The Stay Behind Group) nin iki amacı vardı:

1. Sovyet işgali sonrası ülkede direnişi örgütleyip başlatmak.


2. ‘Acil durumlarda’ ülke içinde operasyonlar düzenlemek!


Acil durumu, İtalyan İstihbarat Örgütü, her geçen gün gücü artan İtalyan Komünist ve Sosyalist Partilerle mücadele olarak algıladı. Bu gizli ordu, teröristlere silah,bomba verdi... Suçu İtalyan soluna yükledi. Bu cinayetleri işleyenleri de polisten kaçırdı, onları korudu...

Vincenzo Vinciguerra, sağcı terörist, Andreotti’nin her şeyi Parlementoya açıklamasını sağlayan Yargıç Felice Casson’a, şöyle ifade vermişti:

‘Sivillere saldırmak zorundasınız... Halka.... çoluk, çocuk, kadın, erkek ayırımı yapmadan. Nedeni çok basit. Halk, bombalar patlayıp silahlar atıldıkça, devlete dönecek... Kurtar bizi, diyecek. Daha geniş güvenlik önlemleri al!’ İtalyan Senatosu, 2000 yılında sonlandırdığı soruşturmada, şöyle bir açıklama yapmıştı:’ Suikastler, bombalamalar, askeri darbeler, İtalyan devlet yapısının içinde yuvalanmış kişilerce gerçekleştirildi. Bunların ABD İstihbarat Birimleriyle iç içe çalıştıklarıysa ortaya çıkarılmıştır.’

Şu ana kadar sadece Italyan, İsviçre ve Belçika Parlementolarında, bu ‘ulusal gizli orduların’ ortaya çıkarılması amacıyla soruşturma komisyonları kuruldu ve aylar hatta yıllar süren araştırmalardan sonra, bu soruşturmaların raporları halka açıklandı. Ancak ‘NATO’nun Gizli Orduları, Almanya, Fransa İspanya, Portekiz, Hollanda, Lüksemburg, Belçika, Danimarka, Norveç, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’de de kuruldu.’ Bunların eş güdümünü (koordinasyonunu), adına Müttefik Gizli Komite (Allied Clandestine Committee-ACC), Gizli Planlama Komitesi (Clandestine Planning Committee CPC) denen kuruluşlar yürüttü. Ve bu ‘gizli ordulara şifre adları’ verildi. Danimarka’da Absalon, İsviçre’de P26, Norveç’te ROC, Belçika’da SDRA8... Kimi ülkelerde bu örgütler hiçbir zaman eyleme geçmezken, kimi ülkelerde terörün kaynağını oluşturdu, iktidarları değiştirdi.

‘Türkiye’de Kontr-Gerilla, hem iç terör hem işkence olaylarını yürüttü. Yunanistan’da LOK (Koyun Postu), Sosyalistlerin iktidara gelmesine engel olmak için 1967 askeri darbesini gerçekleştirdi. İspanya’da, Faşist Diktatör Franko’ya destek verirken gizli ordu, Almanya’da 1980 Münih terör olaylarıını hem tasarladı hem uyguladı.’

Avrupa Parlementosu, sorunla ilgili karar tasarısında şunları söylemek zorunda kaldı: ‘Avrupa Topluluğuna üye birçok ülkede gizli, paralel istihbarat ve silahlı eylem örgütlerinin 40 yıldır var olduğu Avrupa hükümetleri tarafından ortaya çıkarılmıştır. Dahası, kırk yıldır bu örgütlerin demokratik denetimden kurtulduğu ve ABD gizli servislerince yönetildiği anlaşılmıştır...’

Zamanında adına kontgerilla ya da özel harp dairesi denen, bugünse Ergenekon olarak bilinen bu örgütün, Türk demokrasisinin var olabilmesi için açığa çıkarılması gereğini herkesin anlaması ve kabul etmesi gerek. Bu işin Tayyip Erdoğan’la, Ahmet’le, Mehmet’le ilgisi falan yok.. Bu iş çok ciddidir... Ta ellili yıllardan bu yana, Türkiye’de faili mechul cinayetlerin, bombaların, sözde sağ-sol çatışmalarının artık aydınlanması gerekmiyor mu? Gerekmiyorsa, bunu açık açık söyleyin, biz de lay lay loma devam edelim!!

(Kaynak: Center for Security Studies-Zurich; NATO’s Secret Armies, yazan Dr Danielle Ganser, Centre de recherche sur la mondialisation)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !