Büyük İddia: Amerikan istihbaratı CIA için çalışan Türkler

Değerli ziyaretçiler, Komplo Teorileri sitemizde  tartışma ortamı oluşturacak iddialar zincirine bir yenisini daha ekliyoruz. Elbetteki iddialar  ıspatlanırsa vatana ihanet suçunu gerektirdiğinden, bu konuda iddialara karşı yazılan tekzipleride yayıncılık ilkesi olarak, sizlerle paylaştık. Tekzipler gelmeye devam ettiği sürecede paylaşacağız. Henüz tekzip edilmemiş iddialar ise bir soru işareti olarak akıllarda hep kalacaktır. İşte farklı kaynaklardan ülkeyi abluka altına alan ABD ve İddia edilen CIA ajanları.

1986-1998 döneminde CIA'nin İstanbul bölgesi şef yardımcısı olarak görev yapan eski CIA ajanı Philip Giraldi, Türkiye'deki yaşadıklarını anlatırken "Ben orada iken İstanbul, Avrupa'nın en büyük CIA üssüydü" dedi. Rusların aksine ABD'nin Türk istihbarat servislerine sızamadığını öne süren Giraldi, bunu Türklerin karşı istihbarat konusunda "çok agresif" olmalarına bağladı. Buna karşın, Giraldi, CIA'dan para alan bir tek "üst düzey bir Türk yetkilisi" konusunda bilgisi olduğunu ancak bu kişinin büyük paraların karşılığında CIA için çalışmaya "gönüllü" olduğunu iddia etti


Giraldi, "Bir Türk yetkilisini bizim için çalışmasını sağlamak, deşifre olması halinde yaratabileceği potansiyel tepki nedeniyle en yüksek düzeyde koordinasyon gerektirirdi" diye konuştu. 16 yıl CIA için çalışan terörle mücadele uzmanı Philip Giraldi, diğer bir soru üzerine CIA'dan para alan bir tek "üst düzey Türk yetkilisi" konusunda bilgisi olduğunu ancak bu kişinin çok büyük paralar karşılığında CIA'de çalışmaya "gönüllü" olduğu iddiasında bulundu. Bu kişinin adının sadece en üst düzeye CIA yetkililerinin bildiğini söyleyen Giraldi, söz konusu Türk yetkilisi ile temasların çok dikkatle ve Türkiye dışında, Türklerin tanımadığı bir CIA görevlisince yürütüldüğünü öne sürdü.

Kaynak: ANKA

 

'Yekta Güngör Özden, CIA ajanı'


'Ergenekon'un Çöküşü 1' ve 'Çöküşü 2' isimli kitaplarıyla dikkatleri çeken Zihni Çakır, son kitabında başka belgelere de yer veriyor.

Bunlar arasında, MİT tarafından hazırlanan ve eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'in CIA ajanı olduğunu gösteren bir belge de var. İddiaya göre Özden, 1994 yılı başlarında CIA Türkiye masası eski şeflerinden Direktör Albay W.Bob tarafından CIA ile irtibatlandırılıyor. 'Güvenilir ajanlar' statüsünde yer alan Özden, EC-7-97 kod numarasıyla kaydedilmiş.

KAYNAK: ZAMAN

 

Yekta Güngör özdenin habere tepkisi:

"Bir Anayasa Mahkemesi Başkanı bir ajan ise bunu bilen özel kişilerle resmi kuruluşların ilgili makamlara duyurmaması vatan hainliğiyle birdir. 1994'te bana yüklenen bu ilişki biliniyorsa 1995'te yeniden başkan seçilmem niçin önlenmemiştir.ABD  ile ilgili yazılarım ve konuşmaların ortadadır. Kitaplarım ortadadır. Hiçbir Amerikalıyı tanımadığım, hiçbir ilişkim bulunmadığı, hiçbir zaman ABD'ye gidip gelmediğim halde bu yakıştırmayı yapmanın onursuzluğu ve alçaklığı açıktır. Avukatlarım gereken davayı açacak. Anayasa Mahkemesi'nin bir başkanının itibarı, saygınlığı MİT'in saygınlığından aşağıda değildir. Böyle bir belge MİT'e ait olarak gösterildiği için, ilgililer açıklamaya davet ediyorum."

KAYNAK:ANKA

Sarp Kuray'a göre Amerika 1946 yılından itibaren hem orduya, hem de diğer kurumlara adamlarını yerleştirdi. Ve hem Amerika hem de SSCB ordu içindeki müdahaleci eğilimleri yönlendirdi: "Burjuva sınıfı kendi sorunlarını aşamadığı zaman, asker ve üniversite vurucu güç olarak öne çıkar... Sovyetler, Irak ve Suriye gibi ülkelerde bu gücü yönlendirerek Baas tipi rejimler oluşturmuşlardır. Türkiye'de ise 12 Mart 12 Eylül müdahaleleriyle Amerika kendi çıkarını gözeten düzenlemeler yapmıştır."

Şöyle anlıyorum: Orduyu ve üniversite gençliğini dış güçler yönlendiriyor. Demek ki onlar bu etkilere açık haldeler. Ya da içlerinde bu tür etki ajanları var! İlginç iddia Alparslan Türkeş hakkında. Ömer Gürcan, Alparslan Türkeş'in CIA ajanı olduğunu iddia etti.


Bunu da dönemin Amerika Ankara Büyükelçisi Warren'in hazırladığı rapora dayandırdı: "27 Mayıs'tan sonra kurulan Milli Birlik Komitesi (MBK) çok genç ve tecrübesiz, üstlendiği misyondan dolayı başı dönmüş bir grup. Şu anki işlerimizden biri de MBK'nın içinde kimlerin etkin olduğunu tespit etmektir. MBK'nın içine en önemli üye olarak Türkeş'i yerleştirdik" (Foreign Relations 1958-60 s. 369-370) "Amerikan kabuğu" ne zaman sistemin içine yerleştirildi?

Nuh GÖNÜLTAŞ/BUGÜN

 

Polisin "Ergenekon terör örgütü" olarak kayıt altına aldığı oluşumdaki isimler Susurluk'tan Danıştay saldırısına, Hrant Dink'in öldürülmesinden 301'den yargılanan kimi yazarların tehdit edilmesine kadar birçok olayda boy gösterdi.

İrili ufaklı birçok yapının bileşimi olan Ergenekon son operasyonlarla büyük yara aldı. Ancak ortaya çıkan ilişkiler yumağına şimdi bir yenisi daha eklendi.

"Ergenekon'un Çöküşü 2" isimli kitap ortalığı karıştıracak cinsten. Kitapta Ergenekon örgütünün eylemleri ve tarihsel süreci ile ilgili şoke eden iddialarda bulunuluyor.

İŞTE İDDİA EDİLEN AJAN GAZETECİLER

- CIA AJANLARI: Erdal Şimşek, Kamuran Akkuş, Harun Odabaşı, Haluk Girti, Önder Şuşuoğlu, Mehmet Güç, Reha Muhtar, Necdet Açan, Güneri Civaoğlu, Cengiz Çandar, Mine Kırıkkanat, Haluk Şahin, Okay Gönensin, Bilal Çetin, Murat Birsel, Ali Bayramoğlu

-
AJAN GAZETECİ HALUK GİRTİ KONUŞTU

"Ergenekon'un Çöküşü 2" isimli kitaba konu olan ajan gazetecilerden, gazeteci - yazar Haluk Girti, konuyla ilgili şok açıklamalarda bulundu.

Allah herkesi kuru iftiradan korusun diyerek sözlerine başlayan Girti, "Ajanlık mertebesine gelmişiz de bizim haberimiz olmamış. Hem de vatan haini konumuyla, CIA'e hizmet eden bir ajan olarak..."

ÖNCE SUSURLUK ŞİMDİ ERGENEKON

Yıllar öncesinde Susurluk skandalını ortaya çıkaran gazeteci olarak da ilan edilen Girti, "Susurluk olayından sonra işimden gücümden oldum, Yaklaşık 10 yıldır hiç bir medya kuruluşu beni derin devlet korkusundan işe almadı. Yıllarca tehdit telefonları aldım ama öldürülmedim. Bu işleri çorap söküğü gibi başıma saran, 1998 senesinde Akşam Gazetesinde, gazeteci olarak tanıdığım Tuncay Güney isimli şahıstır" dedi.

www.sonsaniye.com


 

Yorum Yaz